Koronavirüs ‘ten Sıkıldık Değil Mi? O Halde İhtiyacımız Olan 5 Bilgi

0
275
görünümler
koronavirüs

Dünya genelinde eğer bir salgın söz konusu oluyorsa, yaşam o zaman değer bilinmesi gereken bir hal alıyor. Sosyal medya içerisinde her an koronavirüs ile karşı karşıya kaldığımız ve bir ton haberle bilgi yağmuruna tutulduğumuz şu vakitler içerisinde, endişeli bir yapıya sahip olan insanlar daha da fazla tedirgin olabiliyor demekte sakınca yok.

Bu sebepten dolayı koronavirüs için artık, şu içerisinde bulunduğumuz sıkıntılı süreçte insanları yüreklendirip, onlara bir ümit aşısı enjekte edebileceğimiz; ve son zamanlarda koronavirüs yüzünden ön plana çıkamayan dikkate değer verilmesi gereken bilimsel gelişmeleri sizlere sunmaya karar verdik.

1. CRISPR, genetik körlüğü tedavi edebilmek maksadıyla ilk defa kullanıldı.

Oregon Sağlık & Bilim Enstitüsü’nde projede yer alan Bilim insanları, dünya da ilk kez CRISPR gen düzenleme yöntemini baz alarak; çocukluk döneminin erken safhalarında körlüğe neden olduğu düşünülen nadir bir genetik husus sayılan Leber konjenital amorozisini tedavi etmeyi amaçladılar.

Çalışmanın sonuçları daha ele alınmasa da; çalışma, CRISPR yönteminin tercih edildiği tıbbi çalışmalara bir yenisini daha eklemektedir. Bu tercih edilen metotla beraber tedavi bekleyen hastalar içerisinde Huntington hastalığı, uçuk, HIV veya bazı kanser tiplerine uygun olan bağışıklık terapisi yer alıyor.

Böyle güçlü bir araç ile, tıbbi araştırmacıların emrinde olduğu bir dönemde yaşıyor olmak; inanılmalıdır ki güzel bir haber yapısı olarak anılabilir.

2. Svalbard kentindeki Kutup tohum ambarına 60.000 tohum örneği ilave edildi

2020 yılı ne kadar kötü başlasa da Şubat ayı içerisinde , Norveç’te yer alan Svalbard kentinin adacıklarında bulunan bir dağın içerisine kurulmuş olan Svalbard Küresel Tohum Deposu içerisine, 60.000 tohum örneğinden oluşan büyük bir stok daha ilave edilmiş oldu. Bunların içerisinde, yerli bir Amerikan kabilesinin emanet etmiş olduğu ilk ata yadigarı tohum da yer almaktadır.

Söz konusu güvenli olan mahsul bankasına alınmış olan tohumların artmasıyla birlikte, biyolojik çeşitlilik ve gıda güvenliğinin ihtimaller karşısındaki kaybı konusunda dünya genelinde artmakta olan endişeleri bize gösteriyor. Fakat bu çalışmalar, ilerleyen zamanlardaki nesiller için yerine getirmiş olduğumuz iyi bir sorumluluğu da bize göstermektedir.

3. İhtimaller dahilinde olan bir evrensel grip aşısı, belirli mühim testlerden tam not aldı

Gribe neden olabilecek virüs aileleri, morfolojik(şekil) farklılıklar gösteren durumlar. bu canlılara karşı bağışıklık kazansak da, genelde bizleri egale edebiliyorlar; bu sebeple, hastalığı kontrol atlında tutmak adına her sene grip aşısı yaptırmamız gerekiyor. Fakat bu da dahil olmak üzere pek çok insanın grip olmasının da önüne geçemiyor.

Neden Mi?

Grip aşıları genelde, o yıl görülmesi beklenen üç ila dört virüse endeksli hazırlanıyor. ‘Evrensel’ sayılabilecek bir grip aşısı, bu serüvende bize büyük bir üstünlük getirebilir. Hatta şuan, bu konuda gerçekten umut veren bir adayımız dahi bulunuyor.

FLU-v ismi konan aşı, 1. ve 2. aşama klinik deney çalışmalarını başarı ile geçerek, insan deneklerinde de güvenli sayılabileceğini ispatlamıştır. Aşı, minimum altı ay süre ile gerçekleşen bağışıklık tepkisini tetiklediği göstermiştir. Daha sonraki safha çalışmalarının sonuçlarını öğrenmek için heves ile bekliyoruz.

4. Araştırmacılar, Renk Körlüğünü(Kırmızı-yeşil ayırt edememe) Düzeltebilen Lensler Üretti

Bu yeni lens tipi ile beraber, yeşil ve kırmızı tonları ayırt etmekte zorluk çeken insanlardaki renk tayfı sınırlamasını tekrar düzene sokabilir.

Bu inanılmaz çalışma ile beraber , zekice tasarlanan belirli güneş gözlüklerinde zaten yer almaktadır. Yakın bir dönemde ise insanlar, buna kontakt lens tarzında ve çok kullanışlı bir şekilde temin edebilecekler.

Bir ağacın ‘normal’ görüntüsü; renk körü hali; düzeltilmiş hali. (Sharon Karepov/Tel Aviv Üniversitesi)

5. Bir Hastanın HIV’den ‘Kurtulduğu’ Tespit Edildi; Hatta Bu İlk Değil

Bilim insanları, şuana dek ikinci kez görülen bir olguda; HIV virüsü taşımakta olan bir hastanın düzeldiğini açıklamışlar. Özel olan tür kök hücre terapisi geçirmiş olan hastanın kanı içerisinde, geleneksel tedavi bitiminden sonrasındaki 30 ay içerisinde bile enfeksiyon izine rastlanmadığını belirtmiştir.

Alınan bu başarı ile beraber, geneleksel bir tedaviyi göstermese de hasta bireyin, söz konusu deneysel tedavi modelinin uygulanmasını mümkün kılmakta olan bir lösemi tipi de sayıldığından; tıp biliminde gerçek bir devrim özelliği barındırmaktadır ve bilim insanlarının, sınırları şuana dek hiç olmadığı kadar zorlamakta olduğunu göstermektedir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz